Kimisine göre gurbet kurtuluş, kimisine göre ise eziyettir.

Bazen insan, oturduğu yerde kendini yalnız hissetmeye başlar. Uzak bir yerde, bir dağ başında, yüksek bir taşın üzerinde oturup yanan güneşin altında doğanın büyüleyici seslerini dinlerken hayatı sorgulamaya başlarsın.
Doğduğun, büyüdüğün welatında yaşadığın samimi dostluklar, arkadaşlıklar ve gözlerinin içine bakıp gülümseyen o tatlı sevgiler özlem olur sana. O günleri özlersin.
Fakat orada yaşarken de insan farklı duyguların içine girer. Mesela, “Keşke burada olsaydım, böyle olurdu da şöyle yapardım.” hissine kapılır. Aslında bu, insanın bulunduğu yerin değerini yeterince bilememesi ya da hayatın zorluklarından bıkıp bir kurtuluş yolu aramasıdır. O yol da çoğu zaman gurbet olur.
Kimisine göre gurbet kurtuluş, kimisine göre ise eziyettir. Belki de her ikisidir. Ama nerede olursan ol, neye sahip olursan ol, welat özlemi ve hasreti insanı içten içe kavurur. Er ya da geç, bir gün o hasret insanı yeniden oraya çeker.
Ben hep şu gerçeğe inanırım:
“Doğduğumuz yerin toprağından olmuşuz ki, welat bu kadar tatlı geliyor insana.”
İçimizde bitmeyen özlem ve hasret; eski arkadaşlarla, dostlarla ve insanımızla yeniden bir araya gelme isteği, birbirimize olan sevgimiz ve saygımız, atalarımızdan kalan en değerli miraslarımızdır.
Her birimiz farklı ülkelerde yaşasak da birbirimize olan hasretimiz bitmez. Hep bir arada olmayı isteriz. İçimizdeki bu welat sevgisini tetikleyen de aslında gurbette yaşanan yalnızlıktır.
Hayata gözlerini açtığında ilk tanıdığın insanlar; sana hayatı öğretenler, birlikte oynadığın ve birçok zorluğu beraber göğüslediğin insanlardır. Onlardan kopamazsın.
Cobur için verdiğimiz tüm bu mücadele de işte bu nedenlerdendir. Cobur insanının birlik ve beraberlik içinde, daha güçlü bir şekilde birbirine sahip çıkabilmesi için büyük bir çatı altında buluşmaya ihtiyacı vardı. Her insanın bu değerlere sahip çıkacağına canıgönülden inanıyorum.
Birbirimize değer vererek Cobur insanlığını ve misafirperverliğini yeniden yeşertmeli; düğünde, taziyede ve hayatın her alanında nasıl birlik oluyorsak, bundan sonra da aynı güç ve dayanışmayla yolumuza devam etmeliyiz.
Daha güçlü, daha kardeşçe, daha dostça ve hewalca yarınlarda buluşmak dileğiyle…
Abdullah Uzun (Apo Direj)
Güncellenmiş yazı 05/06/2026
Yorum Yap
Yorumlar
Henüz onaylanmış yorum yok.
Gençlik
İnsan nerede doğarsa doğsun, hangi şartlarda büyürse büyüsün; inanır, çalışır ve mücadele etmekten vazgeçmezse hayallerine ulaşabilir
Yazarlar
Dünya fanidir. Ahiret ise ebedî ve bâkidir. Bizler ise hepimiz birer yolcuyuz.
Son haberler
Biz 300 yıllık Kal Mahmud’un çocuklarıysak, bize düşen kavga etmek değil
Gençlik
Bugün köyümüz adına tarifsiz bir gurur ve mutluluk yaşıyoruz
Gençlik
Yapılan faaliyetlerin toplumun her kesimine hitap etmesi gerekir.
Gençlik
Birbirimizden uzak olabiliriz ama birbirimize uzak kalmak zorunda değiliz
Gençlik
Farklı topluluklarda tartışma alışkanlığımızın olması, kişisel gelişim açısından önemlidir. İnsanlar tartıştıkça gelişir
Yazarlar
Yozlaşma ve yüzleşme
Gençlik
İnsan nerede doğarsa doğsun, hangi şartlarda büyürse büyüsün; inanır, çalışır ve mücadele etmekten vazgeçmezse hayallerine ulaşabilir
Yazarlar
Dünya fanidir. Ahiret ise ebedî ve bâkidir. Bizler ise hepimiz birer yolcuyuz.
Son haberler
Biz 300 yıllık Kal Mahmud’un çocuklarıysak, bize düşen kavga etmek değil
Gençlik
Bugün köyümüz adına tarifsiz bir gurur ve mutluluk yaşıyoruz
Gençlik
Yapılan faaliyetlerin toplumun her kesimine hitap etmesi gerekir.
Gençlik
Birbirimizden uzak olabiliriz ama birbirimize uzak kalmak zorunda değiliz
Gençlik
Farklı topluluklarda tartışma alışkanlığımızın olması, kişisel gelişim açısından önemlidir. İnsanlar tartıştıkça gelişir
Yazarlar
Yozlaşma ve yüzleşme