📅20 September 2026, Sunday
☀️Karakoçan · Yükleniyor…
Cobur News · Doğru Haber, Güçlü Toplum
Son haberler

Biz 300 yıllık Kal Mahmud’un çocuklarıysak, bize düşen kavga etmek değil

20.09.2026CoburNews
COBUR BİLDİRİSİ,KENDİMİZİ KANDIRDIKCOBUR COBURLUNUN DEĞİL MİŞ!BİZ KENDİMİZİ KANDIRMIŞIZ!

Yazan: Abdurrahman Akbulut
19.09.2026 — Antwerpen / Cobur Kal Mahmud’un çocuklarına…

BÖLÜM 1 ÇOBUR KİMİNDİR? Bu köy bizim değil miydi? Bu toprak bizim, bu taş bizim, bu mezar bizim değil miydi?

Biz 300 yıllık Kal Mahmud’un çocuklarıyız. Peki bugün birbirimize sormamız gereken en temel soru nedir?

ÇOBUR KİMİNDİR?

Bir insan Çoburlu doğduğu için her şeyi kendisinin sayabilir mi?

Her Çoburlu bir kümes yapabilir mi? Ahır yerini istediği gibi kullanabilir mi?Meraya istediği gibi çökebilir mi?

Sınırı istediği gibi değiştirebilir mi? Hayır.

Çünkü köy ortak yaşam alanıdır. Mera gaspı, ahır yeri, sınır ihlali, kul hakkı ve yetim hakkı meselesidir. Bunlar küçük meseleler değildir. Bugün başkasının hakkına giren, yarın kendi hakkı yenildiğinde adalet arayamaz.

BÖLÜM 2 HAK VE ADALET

Herkes hak istiyor.

Herkes adalet istiyor.

Ama kendimize şu soruyu sormalıyız:

ADALET SADECE KENDİMİZ İÇİN Mİ?

Kendimiz için adalet isteyip başkasına haksızlık yapamayız.

Kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyi başkasına yapamayız.

Kendimiz hata yaptığımızda mazeret üretip, başkasının hatasında infaz yapamayız.

Haklıya haklı, haksıza haksız demek zorundayız.

Ve bu konuda en önemli cümlelerden biri şudur:

BABAMIZ OLSA BİLE, HAKLI DEĞİLSE HAKSIZ DEMEYİ BİLMELİYİZ.

Çünkü heyetin görevi akrabalık yapmak değildir.

Heyetin görevi hakkı teslim etmektir.

BÖLÜM 3 

YA ADAM GİBİ DÜZEN, YA ZORBA DÜZENİ

Önümüzde iki yol var.

1. ADAM GİBİ DÜZEN

Heyet kurulur.

Hesap verilir.

Şeffaf olunur.

Herkesin hakkı korunur.

Haklıya haklı denir.

Haksız olan, kim olursa olsun uyarılır.

Babamız da olsa, kardeşimiz de olsa, akrabamız da olsa…

Hak kiminse ona teslim edilir.

2. ZORBA DÜZENİ

Benim dediğim olacak.”

“Benim ailem.”

“Benim akrabam.”

“Ben istediğimi yaparım.”

Bana kimse karışamaz.

Bu anlayış devam ederse köyün birlik ve beraberliği kalmaz.

İnsanlar birbirine güvenmez.

Gençler köyden uzaklaşır.

Avrupa’daki insanlar da bir süre sonra:

“Biz neden uğraşıyoruz?”

demeye başlar.

BÖLÜM 4 YALANIN EN TEHLİKELİ HALİ

Bu sene en çok dikkatimi çeken şeylerden biri de şudur:

YALANIN NORMALLEŞMESİ.

İnsan bazen bir yalan söyler.

Sonra aynı yalanı tekrar eder.

Sonra çevresine anlatır.

Sonra kendi söylediğine kendisi inanmaya başlar.

İşte en tehlikeli nokta budur.

İNSAN KENDİ SÖYLEDİĞİ YALANA ZAMANLA KENDİSİ DE İNANABİLİR.

O zaman gerçek ile kendi anlattığı hikâyeyi birbirinden ayıramaz.

Herkes kendisini haklı görür.

Herkes kendisini mağdur görür.

Herkes karşı tarafı suçlar.

Ama hiç kimse kendisine:

“Ben nerede hata yaptım?”

diye sormaz.

İşte köyü bitiren de budur.

BÖLÜM 5 KENDİNE YAPILANI İSTEMEYEN, BAŞKASINA YAPMAMALI

Herkes özel olduğunu düşünüyor.

Herkes kendi hakkının korunmasını istiyor.

Ama sıra başkasının hakkına geldiğinde ne oluyor?

Bir anda:

husumet,

iftira,

niyet okuma,

zorbalık,

ikiyüzlülük

başlıyor.

Kendisine yapılmasını istemediği şeyi başkasına yapıyor.

Kendisi için adalet istiyor ama başkasına adalet göstermiyor.

İşte burada kendimize sormamız gereken soru:

GERÇEKTEN HEPİMİZ AYNI KÖYÜN, AYNI SOYUN, AYNI DEDELERİN ÇOCUKLARI MIYIZ?

Eğer öyleysek birbirimize neden böyle davranıyoruz?

Biz 300 yıllık Kal Mahmud’un çocuklarıysak, bize düşen kavga etmek değil;

adaleti, hakkaniyeti ve birlik duygusunu yaşatmaktır.

BÖLÜM 6 /14-08-2025’TEN BAŞLAYAN BİR SENEDEKİ MUCİZE

AVRUPA DESTANI

Takvim yaprağı: 14-08-2025 tarihini gösteriyordu.

Bir sene içinde ne oldu biliyor musunuz?Köyün birlik ve beraberliğini kurmaya çalışan o Avrupalı Çoburlular var ya…Onlar sadece konuşmadı.Çalıştılar. Köydeki tesisler ve taziye evi için emek verdiler. Ve aynı zamanda gidip Antwerpen’de:

MALA COBURYAN

evini satın aldılar.

Oudebareellei 1 — 2170 Antwerpen — Belçika / Avrupa

Bir yıl içerisinde yaklaşık:

1 MİLYON EURO

gibi çok büyük bir kaynak ortaya koyuldu.

Bu para kolay toplanmadı.

Bu paranın içinde:

alın teri vardı.

göz nuru vardı.

gurbet vardı.

hasret vardı.

“Bir gün köyümüze faydamız olsun” düşüncesi vardı.

Ben o güzel yürekli, vefakâr insanları gördüm.

Ama başka bir şeyi de gördüm.

1 MİLYON EURO TOPLAYANLARI GÖRDÜM…

Ve…

1 KİLO BEYAZ PEYNİRİ İKRAM EDEMEYENİ DE GÖRDÜM.

Avrupa’dan kalkıp gelenleri gördüm.

Çobur için satış yapmak isteyenleri gördüm.

Çobur Depo Store için emek verenleri gördüm.

Köy için taşın altına elini koyanları gördüm.

Ama bazı insanların:

İKİ PLASTİK MASAYI BİLE ÇOK GÖRDÜĞÜNÜ GÖRDÜM.

Tesisin, taziye evinin açılışına gelmeyenleri gördüm.

Husumet yüzünden gelmeyenleri gördüm.

Yapılan güzelliği küçümseyenleri gördüm.

Ve şimdi soruyorum:

EY VİCDAN!

Avrupa’daki Çoburlu:

1 milyon euro topluyor.

Köy için çalışıyor.

Tesis yapıyor.

Antwerpen’in göbeğinde Mala Coburyan diye bir ev satın alıyor.

Kapısına:

“Ji bo pêşeroja me”

“Geleceğimiz için”

yazıyor.

Peki yerli Çoburlu ne yapıyor?

Bir kilo peynir vermiyor.

İki plastik masayı çok görüyor.

Açılışa küs diye gelmiyor.

BU MUDUR KAL MAHMUD’UN ÇOCUKLARINA YAKIŞAN?

BÖLÜM 7

AVRUPA’DAKİ YANARDAĞ, KÖYDEKİ SESSİZLİK

Avrupa’daki Çoburlunun içinde köy hasreti yanıyor.

Yanardağ gibi.

Yıllarca uzakta yaşamasına rağmen:

“Köyümüz ne olacak?”

diye düşünüyor.

Peki köyde yaşayan bazı insanlarda neden aynı heyecanı göremiyoruz?

Neden?

Bu duyarsızlık nereden geliyor?

Neden birinin yaptığı güzelliği takdir etmek yerine küçümsemeyi tercih ediyoruz?

Neden yapılan hizmete destek olmak yerine kusur arıyoruz?

Neden Avrupa’dan gelen insanın iyi niyetini anlamak yerine onu kullanmaya çalışıyoruz?

Ve en acısı:

ACABA AVRUPA’DAKİ ÇOBURLUNUN İYİ NİYETİNİ KERİZLİK Mİ SANIYORUZ?

Bu soruyu özellikle soruyorum.

Çünkü iyi niyetin sınırı vardır.

Fedakârlığın da bir sınırı vardır.

İnsan sürekli verir, karşılığında sürekli küçümsenir veya kötü niyetle karşılaşırsa bir gün:

“Yeter artık.”

der.

BÖLÜM 8 — BİR KÖYÜN GERÇEK SINAVI

Bir köyün büyüklüğü evlerinin sayısıyla ölçülmez.

Yolunun asfaltıyla da ölçülmez.

Bir köyün büyüklüğü, insanlarının birbirinin hakkını ne kadar koruduğuyla ölçülür.

Mala Coburyan bunun bir örneğidir.

Orada insanlar:

birlikte düşündü,

birlikte karar aldı,

birlikte para topladı,

birlikte bir eser ortaya çıkardı.

Bu nedenle mesele yalnızca 1 milyon euro değildir.

Asıl mesele:

1 MİLYON EUROLUK BİRLİK VE İRADE DERSİDİR.

SON SÖZ — TOKAT GİBİ GERÇEK

EY YERLİ ÇOBURLU!

Avrupa’daki adam senin için 1 milyon euro buluyor.

Sen 1 kilo peyniri veremiyorsun.

Avrupa’daki adam binlerce kilometre öteden geliyor.

Sen kendi köyündeki açılışa gelmiyorsun.

Avrupa’daki adam:

“Ji bo pêşeroja me — Geleceğimiz için”

diyor.

Sen:

“Bana ne?”

diyorsun.

BU MUDUR KAL MAHMUD’UN ÇOCUKLARINA YAKIŞAN?

O tesis senin babanın malı değildir.

Ama aynı zamanda başkasının da malı değildir.

O TESİS SENİN ÇOCUĞUNUN, TORUNUNUN, GELECEĞİNİN DEĞERİDİR

ŞİMDİ ÖNÜMÜZDE TEK BİR SORU VAR

Ya bu vefakâr insanların kıymetini bileceğiz.

Heyet kuracağız.

Hakkı teslim edeceğiz.

Şeffaf olacağız.

Hesap vereceğiz.

Adaletli olacağız.

Babamız olsa bile haksıza haksız diyeceğiz.

Mera hakkını koruyacağız.

Ahır yerinde hakkaniyeti sağlayacağız.

Yetimin hakkını koruyacağız.

Kul hakkından korkacağız.

Ve Çobur’u yeniden ortak değerimiz hâline getireceğiz.

Ya da…

Avrupa’daki Çoburlunun iyi niyetini küçümsemeye,

onun fedakârlığını sıradan görmeye,

kendi yanlışlarımızı görmemeye,

kendi söylediğimiz sözlere kendimiz inanmaya devam edeceğiz.

Sonra da bir gün dönüp:

“Çobur neden bitti?”

diyeceğiz.

CEVABI ŞİMDİDEN BİLİYORUZ.

Çünkü köyler bir günde bitmez.

Önce güven biter.

Sonra dayanışma biter.

Sonra adalet duygusu biter.

Sonra gençler gider.

Sonra köy boşalır.

En sonunda da geriye yalnızca evler ve mezarlar kalır.

KUL HAKKI

Kul hakkına giren, tüyü bitmemiş yetimin hakkına girmiş olur.

Bu söz yalnızca başkasına söylenecek bir söz değildir.

Önce kendimize söyleyeceğimiz bir sözdür.

COBUR COBURLUNUNDUR.

Ama bunun gerçekleşmesi için:

COBURLU DA COBUR’A SAHİP ÇIKMALIDIR.

Bir kilo peynirden kaçmayacağız.

İki plastik masayı çok görmeyeceğiz.

Bir taş koymaktan kaçmayacağız.

Bir çeşmenin suyunu akıtacağız.

Bir taziye evinin kapısını açık tutacağız.

Birbirimizin acısında yanında olacağız.

Birbirimizin sevincini paylaşacağız.

Ve en önemlisi:

KENDİMİZİ KANDIRMAYACAĞIZ

300 YILLIK KAL MAHMUD’UN ÇOCUKLARINA…

Toprak bizim.
Hatıra bizim.
Mezar bizim.
Köy bizim.
Gelecek bizim.

Ama hak da bizim, sorumluluk da bizim.

COBUR BİLDİRİSİ

“Gidenler unutmadı.
Kalanlar da artık unutmasın.”

Yazan: Abdurrahman Akbulut
19.09.2026 — Antwerpen / Cobur

Kal Mahmud’un torunlarına ve Mala Coburyan’a selam olsun.

Yorum Yap

Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanır.

Yorumlar

Sedat Yilmaz 20.09.2026 👍 0

Nivisandineki cidaye lê pir dirije pênusa te saxbe

Nahit Nahit 20.09.2026 👍 0

Köydeki boşvermislik bir yana yaptığımız işi beğenmiyorlar köyde ne düzen kalmış ne insanlık en büyük problem meraların kafalarina göre gasp edilmesi insan bir vicdanını yoklaması lazım?

Hacı Gök 20.09.2026 👍 0

Bir köyün gercegini yazmak bu olsa gerek şahit olduğumuz şeyler bizde çok derin üzüntü bıraktı bir köy bir toplum bu kadar sorumsuz olmamalı Avrupa'daki dernekler tamamen inisiyatif alıp bu işe bir dur demeli sonuçta herşey köyümüz için eğer köyde bir düzen bir Birlik bir dayanışma yoksa burda yapılan her iş boşa çıkar burda Abdurrahman Akbulut'kiymeyli abimize teşekkür ederim konuyu ciddi bir şekilde bize aktardığı için...

Sedat Yilmaz 20.09.2026 👍 0

Nivisandineki cidaye lê pir dirije pênusa te saxbe

O1 Coburlu 20.09.2026 👍 0

Kimse kusura bakmasın burda yazılanlar çok doğru Avrupadaki coburlar çalışıyor çabalıyorlar köy için plan proje orda yaşayanlar birbirini yiyor kimsenin kimseye saygı ve hoşgörüsü kalmadı..

Paylaş WhatsApp Facebook X
Diğer Haberler
Yazarlar Dünya fanidir. Ahiret ise ebedî ve bâkidir. Bizler ise hepimiz birer yolcuyuz. Uncategorized Karakoçan’da iki kişinin öldüğü olayda yeni iddia Gençlik Birbirimizden uzak olabiliriz ama birbirimize uzak kalmak zorunda değiliz Son haberler Celal Akbulut’un oğlu Selahattin Akbulut, 05 Eylül 2026 tarihinde Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Gençlik Farklı topluluklarda tartışma alışkanlığımızın olması, kişisel gelişim açısından önemlidir. İnsanlar tartıştıkça gelişir Yazarlar Yozlaşma ve yüzleşme Yazarlar Bazı insanlar yalnızca yapılan işe destek verir; bazıları ise ilk adımı atar, başkalarına cesaret olur. Dernek Cobur’da Acı Kayıp’Cemal Güneş Hakk’ın Rahmetine Kavuştu Yazarlar Dünya fanidir. Ahiret ise ebedî ve bâkidir. Bizler ise hepimiz birer yolcuyuz. Uncategorized Karakoçan’da iki kişinin öldüğü olayda yeni iddia Gençlik Birbirimizden uzak olabiliriz ama birbirimize uzak kalmak zorunda değiliz Son haberler Celal Akbulut’un oğlu Selahattin Akbulut, 05 Eylül 2026 tarihinde Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Gençlik Farklı topluluklarda tartışma alışkanlığımızın olması, kişisel gelişim açısından önemlidir. İnsanlar tartıştıkça gelişir Yazarlar Yozlaşma ve yüzleşme Yazarlar Bazı insanlar yalnızca yapılan işe destek verir; bazıları ise ilk adımı atar, başkalarına cesaret olur. Dernek Cobur’da Acı Kayıp’Cemal Güneş Hakk’ın Rahmetine Kavuştu

Discover more from COBUR MEDYA

Subscribe now to keep reading and get access to the full archive.

Continue reading

Okunma165