📅17 September 2026, Thursday
☀️Karakoçan · Yükleniyor…
Cobur News · Doğru Haber, Güçlü Toplum
Yazarlar

Arif’i kol

22.07.2026CoburNews
Arif’i Kol

Herkesin bir yaşam hikâyesi vardır. Bu, hayatın adeta değişmez bir kanunudur.

Ben de bildiğiniz gibi bu derin vadinin gür ormanları içinde, asi dağların eteklerinde, Peri Nehri’nin coşkun akışını seyrederek yaşadım. Çoğu zaman insanlardan uzak kaldım. Bu diyarlar vahşi hayvanların otağıydı. Ayılarla ve kurtlarla yüz yüze, iç içe yaşadım. Buralarda kış ayları çok zor geçerdi. Hayat adeta dururdu. Günlerce ailemin dışında tek bir insan bile göremezdim. Beslediğimiz birkaç büyükbaş hayvanın yanı sıra küçük bir keçi sürümüz de vardı. Ailece tarım ve hayvancılıkla uğraşırdık. Peri Nehri’nin üst tarafında, nehir kıyısındaki arazilerimizde ceviz, armut ve çeşitli meyve ağaçlarımız bulunurdu. Bu bizim en büyük zenginliğimizdi. Kiğı’ya bazen kış boyunca hiç gidemezdim. Oysa ilçe çok uzak sayılmazdı. Ancak doğanın amansız şartları ve coğrafyanın zorluğu buna engel olurdu. Avcılıkta adım duyulmuştu. Bölgede beni tanımayan yok gibiydi.

Bir gün bana sordular:

“Kaç ayı avladın?”

Gençliğimin deli dolu yıllarında çok avcılık yaptım. Buralarda zamanın pek önemi yoktur. Her an ava çıkılabilir. Elimde çok iyi bir tüfek vardı. Silahıma güvenim tamdı. Bu güven bana büyük cesaret verirdi. Korku nedir bilmezdim. Sık sık ava çıkardım. Yaklaşık yirmi ayı, elliden fazla geyik avladım. Kuşları, kurtları, tilkileri ve diğer hayvanları artık saymıyorum bile.

Bir gün yine bir geyiğin peşine düştüm. Geyik kaçıyor, ben de peşinden gidiyordum. Gideceği yeri biliyordum. Nihayet düşündüğüm gibi oldu. Geyik yuvasına girdi.

Ben de yuvasının önüne kadar yaklaştım. İçeri girip onu orada avlamayı düşünüyordum. Biraz durup nefes aldım.

Tam o sırada ansızın bir ses duydum:

“Ey beşer! Bu hayvanın peşini hemen bırak. Yoksa başına büyük bir felaket gelir. Gerisini artık sen düşün…”

Bu ses sanki gaipten gelen bir uyarıydı.

Olduğum yerde irkildim. Ruhum altüst olmuştu. Bu ses nereden gelmişti? Nasıl olmuştu? Bugün bile bilmiyorum. İçimde karmaşık duygular oluştu. Acaba bu geyik kutsal bir varlığın suretine mi bürünmüştü? Geyik bana artık bambaşka görünüyordu. Yuvanın önünde olduğum yere yığılıp kaldım. Bir süre sonra güçlükle toparlanıp perişan bir hâlde evime döndüm.

 

İşte o günden sonra yemin ettim. Bir daha hiçbir hayvanı avlamadım. O çok sevdiğim tüfeğimi ise sadece kendimi korumak amacıyla muhafaza ettim.

Not: Kol Beyi Arif, Selenk Köprüsü’nü geçtikten sonra Yedisu ilçesine giden yol üzerinde, derin vadinin sol yamacında, gür ormanların arasında tek başına yaşayan meşhur bir şahsiyetti. Dağın yamacındaki evinin önünde Peri Nehri akardı. Nehir kıyısında arazileri, tarlaları ve çeşitli meyve ağaçları bulunurdu. Çocuklarıyla birlikte sakin bir hayat yaşardı.

Selenk Köprüsü’ne yaklaşık bir saat uzaklıktaydı. Yol üzerinde Anbar ve eski Agustun köylerine varmadan önceki bölgede otururdu.

Kol Beyi Arif, o yörenin en tanınmış simalarından biriydi. “Kol” lakabını, Rus işgali sırasında Millî Kuvvetler içinde sorumluluk üstlenmesinden aldığı söylenirdi. Halk arasında Kuvâ-yi Milliye komutanı olarak bilinirdi.

Yaklaşık altmış–altmış beş yıl önce Coburlu koçerlerle yaşadığı meşhur bir kavga olayı vardır. Sonbahar olmasına rağmen tarlasını ve merasını korumak istiyordu. Bu nedenle Coburlu çobanlarla arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede büyüdü. Genç çobanlardan birkaçı Kol Beyi Arif’i dövdü. Bunun üzerine Arif de silah zoruyla sürüden bir kısmına el koymaya çalışınca kavga daha da büyüdü. Arif Bey’in şikâyeti üzerine Coburlular Kiğı Karakolu’na götürüldüler.

Daha sonra karakol komutanı tarafları barıştırdı. Bu barıştan sonra Kol Beyi Arif ile Cobur Köylüleri arasında yıllarca sürecek güçlü ve samimi bir dostluk başladı. Yaylacılar yaylaya çıktıklarında zaman zaman onu ziyaret eder, evinde misafir olurlardı. Karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan güzel bir dostluk kurulmuştu.

Merhuma Allah’tan rahmet diliyoruz.

Mutlaka onu tanıyıp bilenler vardır. Arif Bey ile kavga eden Coburlu çobanların isimleri de bilinmektedir. Ancak burada özellikle zikretmiyoruz. Umarız bu konuda bilgisi olanlar hatıralarını paylaşırlar. Avcılıkla ilgili bu hatırayı ben de rahmetli ağabeyimden dinlemiştim. Kendisi bir gece Arif Bey’in evinde misafir olmuştu. Kavga ve sonrasında kurulan dostluk ise yıllarca bölgede anlatılan unutulmaz hatıralar arasında yer aldı.

Güneş Efendi

Yorum Yap

Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanır.

Yorumlar

Henüz onaylanmış yorum yok.

Paylaş WhatsApp Facebook X
Diğer Haberler

Discover more from COBUR MEDYA

Subscribe now to keep reading and get access to the full archive.

Continue reading

Okunma20