📅20 September 2026, Sunday
☀️Karakoçan · Yükleniyor…
Cobur News · Doğru Haber, Güçlü Toplum
Yazarlar

Efendi Güneş’in yazısı geceler..

21.07.2026CoburNews
GECELER

Ah geceler…

Geceler ne kadar sessiz, ne kadar derindir. Yeryüzü apayrı bir güzelliğe bürünürken, gökyüzü adeta ibret dolu sırlarını yıldızlarla insanlığa fısıldıyor. Bu şehirde ise insan seli durmaksızın akıp gidiyor. Herkesin kendine ait farklı bir dünyası, duygularla örülü bambaşka bir âlemi var. Sevinçleri, kederleri, hayalleri ve umutlarıyla insanlar bir ömrün peşinden sessizce yürüyüp gidiyor.

Hiç kimse bir başkasının ruh dünyasını tam anlamıyla bilemez. İçindeki acıyı, hüznü, özlemi, sevincini ve mutluluğunu hissedemez. Her insanın omuzlarında taşıdığı görünmeyen bir yükü, yaşadığı kendine ait bir hayatı vardır. Hayat onları bazen istemedikleri yerlere sürükler.

Bu gece her yer sessiz… Öylesine sessiz ki sanki çıt çıkmıyor. Kendimi kâinatın içinde küçücük bir mucize gibi hissediyorum. Evren bütün inceliğiyle ruhuma dokunuyor. Dünya kendi devrinde dönmeye devam ediyor.

Birden bire sicim gibi yağmur yağmaya başladı. Yağmur, geceye bambaşka bir sürpriz kattı. Islanan yalnızca bedenler değildi; yürekler de ıslandı. Sessizce akan zamanın içine yağmurun sesi karıştı. Taşan sular, insanlara hem heyecan hem de korku yaşattı. Şehrin sokakları yine aynı telaşın ve karmaşanın içine sürüklendi. Yağmurla birlikte insanların yüzlerine de hüzün çöktü. Şehrin üzerine ağır bir mutsuzluk bulutu yayıldı.

Bu şehir bana plastik kokuyor… Naylon, beton ve kimyasal kokuları buram buram yükseliyor. İnsan nefes almakta zorlanıyor. Sanki yanık kokuları boğaza yapışıyor, gözleri yakıyor, insanın içini daraltıyor.

Buralar bizim ellere benzemez…

Bizim diyarlarda yağmurdan sonra toprak kokar. Güller, çiçekler, otlar, ağaç yaprakları misk-i amber gibi etrafa güzel kokular yayar. Doğa adeta kocaman bir botanik bahçesine dönüşür. O güzel kokuları ciğerlerimize çektikçe insan yeniden doğmuş gibi olur. Ruhumuz huzur bulur, yüreğimiz bayram eder.

Bu gece memleketimi çok özledim…

Dolu dolu yağan yağmurun altında ıslanmayı, bulutlara bakıp Yaratıcının hikmetini düşünmeyi özledim. Toprağın rengini seyretmeyi, kokusunu içime çekmeyi, ellerimle çamura dokunmayı özledim. Çocukluğumun geçtiği o bereketli toprakları, emek verdiğimiz tarlaları, alın teriyle yoğrulan memleketimi özledim.

Avrupa’nın bu büyük şehirleri bana bazen karanlık bir rüya gibi geliyor. Umutlarım yorgun, hayallerim ise zamanın tozuna bulanmış durumda.

Oysa küçük ama güzel ilçemizi ne kadar da özlemişim… Sokaklarını, insanlarını, okul yıllarımı, çocukluk anılarımı ve o samimi hayatı bugün daha iyi anlıyorum. İnsan bazen değerini, ancak uzağında kaldığı zaman anlayabiliyor.

Bu gecenin sessizliğini bozmak isterdim. Bir bülbülün yanık sesi gibi haykırmak isterdim:

“Ah vatan… Ah memleket…”

İçim sitemle dolu. Önümden binlerce insan geçiyor. Avrupa’nın kalabalıkları içinde yürüyorum ama kendimi yine de yalnız hissediyorum. Burada ne toprağın kokusunu alabiliyorum ne de insan sıcaklığını hissedebiliyorum. Kalabalıkların içinde kaybolmuş gibiyim.

Ruhum hâlâ memleketimin dağlarında dolaşıyor. Çocukluğumun geçtiği sokaklarda geziyor. Geçmişin hatıralarını, yaşanmış güzel günleri, o haşmetli doğayı ve insan sıcaklığını özlemle hatırlıyor.

Heyhat…

Gecenin sessizliği beni esir aldı. Özlem, kalbimin en derin yerine yerleşti.

GÜNEŞ EFENDİ

Yorum Yap

Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanır.

Yorumlar

Henüz onaylanmış yorum yok.

Paylaş WhatsApp Facebook X
Diğer Haberler

Discover more from COBUR MEDYA

Subscribe now to keep reading and get access to the full archive.

Continue reading

Okunma10